ARAŞTIRMACILARIN SINIR İHLALLERİNE ÇÖZÜMLERİ

Hacettepe Üniversitesi Teknoparkı bünyesinde, görüntüleme sektöründe tecrübeli genç araştırmacıların kurduğu InfoDif firması, “Sınır ihlalleri ve medikal görüntüleme”  projelerinde geliştirdiği yeni nesil çözümlerle göz dolduruyor.

Firmanın geliştirdiği yapay zekalı yeni yazılım, çok uzak mesafeden tehdidi algılamayı mümkün kılarken, kamufle olmuş ve neredeyse hareketsiz tehditleri bile algılayabilme özelliği gösteriyor.

Yazılım, saniyede 100 çerçeve işleyebilen, kar, sis gibi doğa olaylarını görüntüden temizleme özelliğiyle yurt dışındaki rakiplerine üstünlük sağlıyor.
İşlemci teknolojilerinin önde gelen firmalarından Intel`in desteklediği InfoDif, medikal görüntülemede dünyanın en büyük firmalarıyla da rekabete hazırlanıyor.

InfoDif firması Genel Müdürü Kerem Çalışkan, iki yıl önce kurulan firmalarının medikal görüntüleme ve savunma sektörü için gözetleme ve gözlemleme alanlarında faaliyetler yürüttüğünü anlattı.

Yeni bir firma olmalarına karşın çalışanların 10 yılın üzerinde sektörel deneyimleri ve devam eden akademik çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Çalışkan, firmanın Ar-Ge faaliyetlerinin Intel firmasınca desteklendiğini söyledi.

Görüntü işleme yazılımlarının geliştirilmesi aşamasında konusunda uzman pek çok akademisyenden de destek aldıklarını ifade eden Çalışkan, “Bu nedenle geliştirdikleri yazılımın piyasadaki görüntü işleme yazılımlarına göre 5 kata varan hız farkı ortaya koyduğunu” belirtti.

TERÖR OLAYLARINA KARŞI “SINIR GÜVENLİĞİ”

InfoDif`in Türkiye`de terör olaylarına karşı bünyesinde “Sınır Güvenliği Projesi“ başlattığını bildiren Çalışkan, projenin, tehditlerin erken tespitinde kullanılmak amacıyla üretildiğini anlattı.
Pilot olarak başarıyla uygulamaya koydukları bir sistemin bulunduğunu dile getiren Çalışkan, bu sistemde termal ve güvenlik kamerasının kullanıldığını ve yeni uygulamayla sistemde halen kullanımda olan kameralarla birlikte sorunsuz çalıştığını kaydetti.

Sistemin kurulmasının ardından yazılımın devreye girdiğini ve görüntülerin işlenmesinin ardından olası bir pusu veya sınır ihlali bilgisini alarm verdiğini ifade eden Çalışkan, böylece kullanıcının isteğine bağlı olarak kamera görüntülerinin ayrı ayrı veya birleşik olarak gösterilebildiğini bildirdi.
Çalışkan, sistemle ilgili şöyle konuştu:

“Uygulama, kurulduğu ortamdan bir süre sonra adaptasyon sağlıyor ve kullanılan yapay zeka yöntemleri sayesinde çevresindeki değişikliklere adapte oluyor. Bu sayede hem çok uzak mesafeden terörist ya da başka bir tehdidi belirlemek mümkün oluyor hem de kamufle olmuş ve neredeyse hareketsiz tehditler bile algılanabiliyor. Proje, hareket algılama ve takibi esasına dayanıyor.

Klasik hareket algılama yöntemleri, görüntüler arasındaki farkı yakalayarak çalışmakta, bulut ve gölge gibi sahte hareket yapılarından ve rüzgar kaynaklı, yaprak uçması, ağaç sallanması gibi hareketlerde de yanlış alarm verebiliyor.

Geliştirdiğimiz modern yaklaşımla, görüntü alınan mekanda yer alan ağaç ve bayrak gibi tehlike arz etmeyen hareketsiz nesnelerin öğrenilmesi sonucu arka planı modelleyerek tehdit unsuru oluşturmayan hareketlerden sıyrılmayı mümkün hale getirdik.”

“DIŞ ETKENLERDEN ETKİLENMİYOR”

InfoDif`in yaptığı sınır güvenliği sisteminin, sadece insan hareketini algılayabilecek düzeye indirgenebilir yapıda olduğunu belirten Çalışkan, rüzgar gibi dış etkenler yüzünden kameranın hareket etmesi ve bu nedenle de çok fazla sayıda yanlış uyarı üretmesi gibi sorunların da üstesinden gelebildiğini anlattı.

Çalışkan, görüntü sabitleme özelliğiyle de kameranın sarsılması ve yerinden oynaması gibi faktörlerin etkisiz hale getirildiğini, saniyede 100 çerçeve işleyebilme özelliğiyle gecikmeleri ortadan kaldırdıklarını ve bu yönüyle de pek çok rakip firma ürünlerine göre üstünlükler getirdiklerini söyledi.

“3 BİN METRE GÖRÜŞ MESAFESİ”

Projenin öncelikli hedefleri arasında uzak görüşün sağlanmasının yattığını dile getiren Çalışkan, “İnsan gözünün bir eylemi ayırt etme limitinin 135 metre olduğu göz önünde bulundurulursa 2-3 bin metre görüş mesafesi sağlayan sistem, hareket tespit ederek olası tehditlerin anlaşılmasına yardımcı olacak. Sistem şu anda uzak görüş mesafesi için gerekli başarı kriterlerini sağlıyor” dedi.

Sis, yağmur ve kar gibi doğa olaylarının hareket algılamalarındaki zorluklardan olduğunu anlatan Çalışkan, “Bu tür durumlar, otomatik sistemlerde görüşü ve görüşün arkasındaki hareketleri, cisimleri algılanamaz hale getirir. Biz bu olayları görüntüden atarak, temiz bir görüntü elde ediyoruz. Hatta bu konuda dünyadaki örneklerinden çok daha başarılı sonuçlar elde ettik” dedi.

Çalışkan, sınır güvenliği sisteminden yola çıkarak trafik yoğunluğunu ve ihlallerini gösteren kameraların, havaalanları, tren garı gibi yolcu alanları için yüz tanıma tekniklerinin, şüpheli paketlerin bulunması gibi sivil güvenlik alanlarına da uygulanabileceğini dile getirdi.

Medikal görüntüleme teknolojileri alanında da “Callisto-Gelişmiş Medikal Görüntü İşleme İstasyonu” projesini yürüttüklerini kaydeden Çalışkan, bu sistemlerin yüksek ücretlerinin bulunduğunu belirtti.

Kerem Çalışkan, Siemens ve GE gibi firmaların ürettiği bilgisayarlı tomografi görüntülerinden, damar yapılarının haritalanması, 3 boyutlu görüntülerin gösterilmesi gibi özelliklere sahip bu tür sistemleri ucuzlatmak için İntel`in desteğiyle Ar-Ge faaliyetlerini sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

http://www.haberortak.com

AA

“ARAŞTIRMACILARIN SINIR İHLALLERİNE ÇÖZÜMLERİ” için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir