TÜRKİYE İNTERNET EKONOMİSİ RAPORU

infodif-logoTürkiye’nin büyük ve hızla büyüyen ekonomisinin içinde hizmet sektörünün etkisi gittikçe yükselmektedir. Ülkenin genç nüfusu ise göreceli olarak daha yüksek hızda artmaktadır.

Durgun  bir başlangıçtan sonra , Türkiye İnternet ekonomisi hızla büyümektedir. Türk tüketicisi ve işletmeleri İnternet’in  yararlarını ve sunduğu fırsatları gün geçtikçe daha çok benimsemekte ve bunlardan faydalanmaktadırlar. Ancak, İnternet’e erişim ve kullanım oranları farklı bölgeler ve demografik gruplar arasında ciddi  farklılıklar göstermektedir. Benzer şekilde, bazı sektörler hızla İnternet kullanımına ağırlık verirken, bazıları daha temkinli  yaklaşmaktadır.

  • 2011’de yüzde 8,5’lik reel GSYİH büyümesi ile Türkiye ekonomisi Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olmuştur. Bu dönemde GSYİH 773 milyar dolara ulaşırken, kişi başına düşen milli gelir 14.520 dolar ile aynı dönemde Avrupa Birliği’nin (AB27) 32.690 dolar (satın alma gücü paritesine göre) olarak gerçekleşen
    ortalamasına yaklaşmıştır.
  • 2011’de hizmet sektörü, GSYİH’nin yüzde 62,6’sını oluştururken, tarım yüzde 9,3 ve sanayi yüzde 28,1 oranında katkı sağlamıştır. Yüzde 28,1’lik sanayi payı, AB27’nin yüzde 25’lik ortalaması ile benzerlik göstermektedir.
  • 74,7 milyon olan nüfus, yıllık yüzde 1’lik bileşik büyüme hızıyla, yüzde 0,6 olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının epey üstünde seyretmektedir.
  • Ortalama yaş 29,7 ile Eurostat’a göre 40,9 olan 2010 yılı AB27 ortalamasının oldukça altındadır.

İnternetin Türkiye ekonomisine yaklaşık 22 milyar Türk Lirasi (TL) katkısı olmuştur; bu rakam, GSYH’nin %1.7’sini oluşturmaktadır.

  • En büyük katkı tüketimden gelmekte ve İnternet ekonomisinin yaklaşık yüzde 70’ini (15,8 milyar TL) oluşturmaktadır. Türk tüketiciler 2011 yılında internete erişim cihazları ve ücretleri için yaklaşık 8,8 milyar TL harcarken, e-ticaret için de 4,4 milyar TL’yi aşkın harcama yapmıştır.
  • Bir sonraki en yüksek pay, yüzde 30’la (7 milyar TL) telekomünikasyon şirketleri tarafından yapılan ağ sermaye yatırımı başta olmak üzere, özel sektör yatırımlarına aittir. Devlet eliyle yapılan harcamalar nispeten düşüktür. Türkiye, bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) ekipmanları ve e-ticaret açısından net ithalatçı durumundadır.

İnternetin Türkiye ekonomisine ve topluma katkısı GSYH rakamlarının gösterdiğinden çok daha fazladır.

  • Türk tüketiciler, satın alım işlemlerini çevrimdışı bir biçimde, alışveriş merkezlerinden yapsa bile, perakende ürünleri araştırmak yoluyla internetten faydalanmaktadır. 2011 yılında yaklaşık 63 milyar, bu biçimde harcanmıştır. Aynı zamanda tüketiciden tüketiciye alışverişten ve çevrimiçi ücretsiz içerik, e-posta ve sosyal paylaşım sitelerinden de kazanç sağlamaktadırlar.
  • İşletmeler ise şirketler arası yapılan e-ticaretten ve internet üzerinden yapılan reklamlardan kazanç sağlamakta, bu kazanç, günümüzde ülkenin toplam reklam pazarının %13.8’ine ulaşmaktadır. İşletmeler, internet kullanımlarının sonucunda (çoğu zaman ölçülmesi zor olan) gerçek üretkenliğin sağladığı kazancın da tadını çıkarmaktadır.

     Türkiye’deki İnternet aktivitesi, BRICI (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Endonezya) gibi diğer gelişen ekonomilerdeki aktivite ile eş düzeydedir. Ancak, Türkiye’nin diğer OECD ülkeleriyle arasındaki farkı kapatabilmesi için aşması gereken bazı engeller vardır.

  • 85 pazarda İnternet’in derinliği ve kapsamını ölçen BCG e-Yoğunluk Endeksi’nde, Türkiye genelde BRICI ülkeleri ile aynı seviyededir. Ancak nüfusun İnternet’e erişimi, online yapılan harcamalar ve son olarak bireylerin, işletmelerin ve devletin İnternet’e ilgi ve katılımı ölçeklerinde OECD üyelerinin gerisinde kalmıştır.
  • İnternet kullanımının derinliği ve kapsamı bölgeden bölgeye büyük farklılık göstermektedir; İstanbul ve Ankara belirgin farkla öndeyken Doğu Anadolu Bölgesi geride kalmaktadır.

İnternet, Türk ekonomisindeki pek çok sektörü güçlendirmekle kalmamış, aynı zamanda sektörlerdeki dinamiklerde önemli değişimleri beraberinde getirmiştir.

  • Perakende sektöründe değer zincirine yeni oyuncular girerken, büyük şirketler hızlı değişimleri tecrübe etmektedir. Yeni iş modelleri ortaya çıkmakta ve tüketici davranışı buna uyum sağlamaktadır.
  • Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’lerin) İnternet’i benimseme düzeylerine baktığımızda, bu oranın sektörlerine ve büyüklüklerine göre ciddi farklar sergilediğini görülmektedir. Türk işletmelerinin yeni iş modellerini ne ölçüde benimsediği de İnternet ekonomisinde yaşanacak bu büyümenin boyutu ve niteliğini ciddi oranda etkileyecektir. Diğer önemli değişkenler arasında devletin bölgeler arası dijital farklılığı kapatmayı hangi ölçüde desteklediği, e-devlet girişimlerini ne kadar etkili uyguladığı ve tüketicilerin yeni mobil teknolojileri ile e-ticareti ne kadar istekli bir şekilde benimsedikleri yer almaktadır.

BCG, Türkiye’nin internet ekonomisinin yıllık %19 oranında büyümeye elverişli olduğunu ve 2017 yılında GSYH’nin %2.6 oranına ulaşacağını tahmin etmektedir. Tüketim büyük ihtimalle bu büyümenin ana kaynağı olacaktır. Bunun nedeni, internetin kullanıcı ve e-ticaret bazında göstermesi beklenen yükseliştir. Büyümenin boyutu ve gidişatı, ülkedeki hangi işletmelerin yeni iş modellerini benimseyeceğine bağlı olarak değişecektir. Diğer dikkat çekici değişkenler arasında hükümetin, ülkenin farklı bölgelerindeki dijital bölünmenin önüne geçilmesini ne derece destekleyeceği, e-ticaret girişimlerinin yürütülmesini nasıl etkileyeceği ve tüketicilerin yeni mobil teknolojileri ve e-ticareti ne kadar hevesle benimseyeceği bulunmaktadır.

İnovasyon ve Girişimcilik

Her ne kadar TÜBİSAD (Bilişim Sanayicileri Derneği) gibi yerel STK’lar 1980’lerden beri yenilik odaklı çalışsalar, Endeavor gibi küresel STK’lar 2006 gibi erken bir tarihte Türkiye’yi çalışmalarına dahil etmiş olsalar da, Türkiye’de girişimcilik gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı ancak yakın zamanda kapatmaya başlamıştır. Yine de, ülkenin önde gelen girişim (start-up) ivmelendiricisi olan E-Tohum tarafından da doğrulandığı üzere, Türkiye online girişimler için gözde bir pazardır. Sadece online faaliyet gösteren birçok işletme hâlâ başlangıç aşamasındadır. E-ticaret sektöründe sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelişme olduğunu gösteren büyük çaplı birleşme ve satın almaların (M&A) gerçekleştiği ilk yıl 2011 olmuştur. Perakende devleri GittiGidiyor ve Markafoni, ÇiçekSepeti, oyun platformu Peak Games ve Grupanya ile Grupfoni gibi toplu alışveriş siteleri uluslararası alıcıların ilgisini çekmiş şirketlerdir. Kullanıcıya özel yayın yapan radyo sitesi Fizy.com, fiyat karşılaştırma sitesi Cimri.com ve anne-çocuk ürünleri sitesi Unnado.com gibi yeni siteler de büyüme için ek finansman bulmuştur. Teknoparklar, girişim kümeleri oluşturarak yeniliği destekleme konusunda önemli bir rol oynayabilir. Örneğin, Rusya’da bulunan Skolkovo Yenilik Merkezi’nin, mühendisler ve 40 adet kurumsal AR-GE merkezinin yanı sıra, hem vergi fırsatları hem de uluslararası network oluşturma etkinlikleri ile herkese açık derslerin de verileceği, 1.000 yerleşik girişimci ve ayrıca 1.800 öğrencisi olan bir üniversiteye ev sahipliği yapması planlanmaktadır. Türkiye de benzer bir şekilde mevcut kaynaklarının etkisini artırabilir. Türkiye’deki teknopark sayısı 2001 yılında yalnızca 2 iken, 2011 yılında bu rakam 41’e çıkmıştır. Benzer şekilde, yalnızca son on yılda 300’den çok patent üretilmiştir. Hem askeri ve hem de sivil uygulamalarda uluslararası üne sahip bir görüntü analiz şirketi olan Infodif , teknoparkların üretim kapasitesini en iyi şekilde yansıtan örneklerden biridir. Infodif kurucuları, Türkiye’nin en eski teknoparkına ev sahipliği yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunu kişilerdir. Infodif kurucuları halen Hacettepe Üniversitesi’nin teknokentinde çalışmaktadır. Devlet, cüzi maddi teşviklerde bulunarak ve bu tür girişimleri destekleyecek bir yasal çerçeve oluşturarak yeniliklerin ortaya çıkışını büyük derecede kolaylaştırabilir.

The Boston Consulting Group –  Şubat 2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir